Sosyal Zorunluluk Projeleri Vol. 9 – Arkadaş / Akraba Çocuğu Sevmek

Her şeyin yavrusu güzel tabii, doğru. İnsan yavrusu da çoğunlukla oldukça güzel, tatlı filan olabilen bir varlık. Lakin geliniz görünüz ki bu işin bir de “herkesin yavrusu kendine güzel” boyutu var. Yakın arkadaşların, akrabaların, konunun ve hatta komşunun çocukları ortalara düşüp koşturmaya başlayınca, etrafta işin bu boyutunun kat’iyetle farkında olmayan ve sürekli “çok tatlı değil mii?” diyerek gözlerini kırpıştıran bir ebeveyn ordusu türüyor. İşte bu durumda sizi “bıcır”, “şeker”, “çookkk”, “ablası”, “akıllı”, “cin gibi”, “çok da güzel” sözcükleriyle bezeli uzun sohbetler bekliyor demektir. Kemerlerinizi bağlayabilirsiniz, sosyal zorunluluk projelerinin en sevgi dolu, en kelebek, en “cici” olanıyla imtihanınız başlıyor.

Kendi çocuğunun kusurlarını, sevimsizliklerini, şımarıklıklarını asla göremeyen, at gözlüğünün upgrade edilmiş hali olan “ebeveyn gözlüğü”yle gezen bu şahıslar, yakınınız olduğu için evet, buna maruz kalacaksınız. Ortalıkta bağırıp ağlayan, gelip hunharca size veya etrafındakilere vuran, yiyemediği bir lokma şeker için içindeki sopranoyu zorlarcasına bağıran o çocukların anne-babalarıyla, evet, sohbet edeceksiniz.

Peki bu sohbetleri daha çekilir kılmak için neler yapılabilir? Hayat kurtaran, nefes aldıran önerilerimiz şöyle:

1. Çay kafaniza ve size iyi gelebilir. İnanırsanız olur. Gerçekten. Bu sohbetler genelde çaylı kurabiyeli kuru pastalı ortamlarda gerçekleşir. Eğer 5 bardak ve üstü miktarda çay içer ve o çayın üzerinizde şahane bir etki yapacağına kendinizi inandırırsanız, bir süre sonra kendinizi karşıdaki anneyi huşu içinde dinler, babanın “geçenlerde sağ elindeki topu sol eline aldı inanabiliyor musun, benim oğlum bir tane” cümlelerine takımınız şampiyon olmuşcasına bir coşkuyla karşılık verirken bulabilirsiniz. En azından olayın içinde olursanız, durum dışarıdan gözüktüğü kadar korkunç olmayabilir.

2. Siz de çocuk yapın. Evet, siz de onlardan biri olun, böylece korkacak bir şeyiniz kalmaz. Çocuklarının büyülü dünyasında, dünyanın en güzel varlığıyla yaşadığını düşünen o insanların arasına katılın. Böylece siz de kendinize yeni kurbanlar bulabilir, onlara çocuğunuzun dün sabah kahvaltıda nasıl da güzel yemek yediğini ve size “anne” demeye çalışırken nasil da komik bir bicimde “ane” diyerek geleceğin Conan O’Brien’ı olacağına dair çok net sinyaller verdiğini anlatabilirsiniz. Şimdi onlar düşünsün!

3. Çok üzgün, çok kırgın gibi davranın. Bunu meşru kılmak için iyi bir bahane bulmanız şart. Örneğin, “biliyorsun, Murat’la yeni ayrıldık ve çocuk yapmayı ciddi ciddi düşünüyorduk, inan bu çocuk konuları beni çok kötü ediyor”, veya “ben çocukluğumu hiç yaşayamadım, mutlu çocuklar gördükçe yüreğim dağlanıyor” gibi arabesk dozu güçlü, derin görünümlü sığ bahaneler hayatınızı kurtarabilir. Gözünüzü de yaşartmayı başarırsanız, ilgi ibresini söz konusu veletten hemen kendinize çevirerek, hayatın tadını çıkarabilirsiniz.

4. Bizzat çocuğun kendisiyle takılın. Şımarık da olsa çocuğun kendisiyle takılmak, her zaman sıkıcı anne babasıyla takılmaktan daha iyi bir opsiyondur. Kaldı ki onunla beraber siz de şımarabilir, yerlerde yuvarlanabilir, eğlenebilirsiniz. Ebeveynleri de sizi sevgi dolu gözlerle izlemeyi sürdürür, sizse çocuğun çılgın dünyasında yeni oyunlara yelken açarsınız. Kaldı ki aslında her çocuğun sevimli bir sürü tarafı muhakkak vardır.

İki hafta sonra kanayan bir başka sosyal yarayi inceledigimiz bir yazida görüşmek üzere, Pro herkese iyi haftasonları diler.

Captain Obvious

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s